Çarşamba, Mayıs 09, 2007
1980-2006 arası Ekonomi Kronolojisi
MGK Başkanı Evren 1981 yılbaşında demokratik sürece geçiş takvimini açıkladı. Yine bu sene içinde kurucu meclis kuruldu, kısmen istikrar sağlandı. Ve ekonomi duruldu.
1982’de Anayasa halk oylamasına sunuldu ve kabul edildi.
1983’de MGK’nın açıkça istemediğini belirtmesine rağmen Özal %45 oyla 211 milletvekili çıkararak o zaman koltuk sayısı 400 olan TBMM’de salt çoğunluğu ele geçirdi. İstikrar sağlandı ve Özal ekonomik planlarını açıkladı.
1987’ye kadar olan Özal başkanlığındaki ANAP hükümeti ekonominin liberalizasyonu ko-
nusunda hızlı adımlar attı ve ilk iktidar döneminde ülke ekonomisinde genel bir ferahlama yaşandı
1987 seçimlerinde Anap, baskın seçimin avantajını kullandı ve yine birinci parti çıktı. Ancak bu sefer ilk iktidar dönemi kadar kolay değildi işler, 1988’den itibaren büyüme hızının düşmesi ve enflasyonun hızla yükselmesi biçiminde ortaya çıkan ekonomik tıkanma ve uygulanmak istenen ekonomik istikrar programının başarısızlığı, GDP’de bir türlü isktikrar yakalanamadı.
17 Ocak 1991’de I.Körfez Savaşı başladı ve Türkiye’nin yanıbaşında bşalayan bu savaş tekrar bir kaos ortamı yarattı. GDP önceki seneye oranla %8.8 düştü.
1991 Ekim ayında seçimlere gidildi. DYP birinci parti olarak çıktı. 92 ve 93 yıllarında ekonomide az da olsa istikrar sağlandı.
1993 yılında Özal’ın ani ölümü siyaseti karıştırdı.
1994’de Çiller'in 5 Nisan kararlarıyla birlikte GDP %5,5 düştü.
1996 ve 1997 yıllarında dönemin başbakanı Necmettin Erbakan’ın uygulamaya soktuğu adil düzen hamlesi iki kaynak paketinden beklenen katkı gelmeyince başarılı olamadı. Büyüme hızlandı ama enflasyon ve reel faiz oranları tırmanışa geçti
1997’de Uzakdoğu-Asya krizi yaşandı, ve tüm dünya piyasalarını etkiledi.
1994 krizi 1999 ve sonrasının öncüsü idi ve Türkiye'nin en önemli kriz nedeninin finans sektörü olacağının işaretini vermişti. 1994 krizinden sonra sektör güçlendirilmedi ve 1999 krizine gelindi. Ve 17 Ağustos depremi de GDP düşüşünü ciddi anlamda etkiledi.
2001 yılında Cumhurbaşkanı’nı Sezer’in Başbakan Ecevit’e kitapçık fırlatmasıyla birlikte birden piyasalarda şok yaşandı ve borsa taban yaptı, bu dövizi yükseltti, ve piyasa para akışını sağlayacak nakit parayı içermediği için kriz yaşandı.
3 Kasım 2002’de seçimlere gidildi ve AKP tek başına iktidar oldu.
31 Aralık 2003'de ekonomi 2002 yılından sonra 2003’te de yüksek oranlarla büyüdü. Parasal ve mali disiplinin sürdürülmesi nedeniyle enflasyon geriledi.
7 Nisan 2004'de dünya piyasalarında başlayan dalgalanma Türkiye ekonomisini de etkiledi. 47 gün süren dalgalanmaya rağmen ertelenen talebin devreye girmesiyle ekonomi yüzde 9.920’ye kadar düştü.
2005 yılını ekonomi sakin geçirdi çünkü reformlara devam edilmişti.Yıllık enflasyon 30 yıl sonra tek haneli oranlara indi ve 2005 sonunda yüzde 7.72 oldu.
4 Mayıs 2006'da cari açık ve enflasyon endişelerine, dünya piyasalarındaki çalkantının da etkisi eklenince, ekonomi dalgalanmaya başladı. Faiz oranları yaklaşık 7 puan yükseltilirken yıllık enflasyon iki haneli oldu. Dalgalanma temmuz ayı ortasında duruldu.
14 Nisan 2007'de “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı”, uygulanma rekorunu kırarak altı yılını doldurdu. 2002-2006 dönemindeki beş yıl içinde hem enflasyon oranı geriledi hem de ekonomi toplam yüzde 45 oranında büyüdü. oranında büyüdü ve yıl sonunda enflasyon yüzde
Perşembe, Nisan 26, 2007
devrimci imam; hüseyn'den!
İmam Huseyn'in iyiliği emretme ve kötülükten menetme (emr-i bil-ma'ruf, nehy-i ani'l-münker) üzerine bir konuşması;"Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder kötülüğe engel olursunuz, ya da, Allah, yakında umumi bir bela verir. O zaman dua edersiniz, fakat duanız kabul olmaz."
Ey insanlar! Allah'ın kendi velilerine öğüt vermek için Yahudi alimleri hakkında yaptığı kınamadan öğüt alın. Allah-u Teâla (Yahudi alimlerini kınayarak şöyle) buyuruyor: "Niçin onların din alimleri, onları (Yahudileri) günah olan sözleri söylemekten (ve haram yemekten) men etmediler."
Yine Allah-u Teâla buyuruyor ki: "İsrailoğullarından kâfir olanlara Davud'un diliyle de lanet edilmişti, Meryem oğlu İsa'nın diliyle de. Bu da isyan ettiklerinden ve aşırı gittiklerindendi. İşledikleri kötülükten, birbirlerini men etmezlerdi. Gerçekten de yaptıkları iş, ne de kötüydü."
Allah'ın onları kınaması, onların, aralarında bulunan zalimlerin yaptıkları kötü işleri görüp, onlar vasıtasıyla elde ettikleri dünya mal ve makamına olan bağlılıkları ve maruz kalmaktan korktukları baskı yüzünden onları alıkoymamaları içindir. Halbuki Allah-u Teâla: "İnsanlardan korkmayın, Ben'den korkun." diye buyurmaktadır.Yine buyurmaktadır ki: "Erkek ve kadın mü'minler, birbirlerinin (gözetleyen ve koruyan) dostlarıdırlar, iyiliği emrederler ve kötülüklerden de alıkoymaya çalışırlar. (Namaz kılarlar, zekât verirler, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler.)"
Görüldüğü gibi Allah-u Teâla (mü'minlerin sıfatını saydığında) emr-i bil maruf ve nehy-i anil münkerle başlayıp ilk olarak onu farz kılıyor. Çünkü biliyor ki eğer bu farize hakkıyla yerine getirilip uygulanırsa, (artık) bütün farizeler ister kolay olsun, ister zor yerine getirilip uygulanır. Çünkü iyiliği emredip kötülükten alıkoymak; zulme uğrayanların haklarının alınmasını, zalimlere muhalefeti, Beyt'ül-malın ve ganimetlerin (adaletle) dağıtılmasını, zekâtın gereken yerlerden alınıp gerektiği şekilde sarf edilmesini sağlamakla, İslam'a yapılan (amelî) bir davettir.
Sonra siz, ey ilimle meşhur olup hayırla anılan, nasihatle tanınıp Allah'ın vesilesiyle halkın gönüllerinde heybetli görünen topluluk! (Bilin ki) şerefli insanlar sizden çekinir, zayıflar size saygı gösterir, kendi düzeyinizde olan ve iyilikte bulunmadığınız kimseler sizi kendilerine tercih ederler. (İnsanların) ihtiyaçları karşılanmadığı zaman sizin arabuluculuğunuzla karşılanır. Yolda giderken padişahların heybeti ve büyüklerin de izzetiyle yürürsünüz. Acaba bunların hepsi sizden beklenilen ilahî vazifenizi yapmanız (hakkı hakim kılmanız) için değil midir? Ama siz vazifenizin çoğunu yapmıyorsunuz, kusur ediyorsunuz. İmamlar'ın hakkını küçümsüyor, zayıfların hakkını çiğniyorsunuz. Fakat kendiniz için sandığınız hakka gelince onu talep ediyorsunuz. Siz Allah yolunda ne bir mal harcadınız; ne de O'nun için, yarattığı nefsi herhangi bir tehlikeye attınız ve ne de O'nun rızası için bir kabileye (topluluğa) düşman oldunuz. (Bununla birlikte) Allah'ın cennetine girmeyi, peygamberleriyle komşu olmayı ve azabından da kurtulmayı arzu ediyorsunuz.
Ey (amelsiz olarak) Allah'tan hayır bekleyenler; sizlerin O'nun azap ve intikamına duçar olmanızdan korkarım. Çünkü sizler, Allah'ın size ikramı sayesinde makam ve üstünlük kazanmış ve O'nun ismiyle kulları arasında hürmet görmektesiniz. Oysa Allah'a itaat etmekle tanınan kimselere hürmetiniz yoktur.
Kendi gözlerinizle Allah'ın ahitlerinin bozulduğunu görmeniz sizleri tedirgin etmiyor. Oysa ki babalarınızın bazı ahitlerinin (söz ve vasiyetlerinin) çiğnenmesinden tedirgin oluyorsunuz. Peygamber salla'llâhu aleyhi ve alih'in ahitleri küçümsenmekte; kör, dilsiz ve kötürüm kimseler şehirlerde sığınaksız ve bakıcısız kalmış, acıyanları bile yoktur; sizler de ne makamınızdan yararlanıp onların hakkında bir iş yapıyorsunuz ve ne de (sığınaksız insanlara) bir iş yapan kimselere yardımcı oluyorsunuz. Zalimlere dalkavukluk ve yaltaklık yaparak güvence elde etmeye çalışıyorsunuz. Bütün bunları Yüce Allah size yasaklamıştır; oysa sizler bundan gaflet ediyorsunuz.
Eğer şuurunuz olsaydı, anlardınız ki insanların içerisinde en büyük musibete uğrayan, ulemanın hakiki makamından uzak düşmüş bulunan sizlersiniz. Çünkü işleri yürütmek ve hükümleri uygulamak, Allah'ın helal ve haramına emin olan ulemanın elinde olmalıdır. Oysa bu mevki sizin elinizden alınmıştır. Bu mevki sadece açık deliller geldikten sonra hakta tefrikaya düşmeniz ve sünnette ihtilaf etmeniz yüzünden elinizden çıktı.
Eğer eziyetlere sabredip Allah için zorluklara katlanacak olsaydınız, ilahî işler sizden çıkar ve size dönerdi. Ama siz mevkiinizi zalimlere bırakarak ilahî meseleleri onlara teslim ettiniz. Onlar da şüphe üzerine hareket edip nefsani arzularına uyuyorlar. Zalimleri bu işe musallat kılan, siz alimlerin ölümden kaçmanız ve sizden ayrılacak hayata gönül bağlamanızdır. Sizler güçsüz halkı onlara teslim ettiniz. Onlardan bazıları ezik köleler durumuna düşmüş, bazıları da geçimini sağlayamayan yenik mustaz'âflar haline gelmiştir. Onlar (zalimler) eşrarla (kötülerle) birlikte Allah'a karşı gelmeye yeltenerek, memleketten istedikleri şekilde faydalanıyorlar; heva ve heveslerine uyup her kötülüğe başvuruyorlar.
Her şehirde belagatlı hatipleri vardır. Memleketin her tarafı onlara boyun eğmiş durumdadır; her tarafta egemenliklerini kurmuş, halk da onların köleleri durumuna gelmiş ve kendilerini savunacak bir güçleri kalmamıştır. Halka egemen olanlar gaddar, isyankâr ve zayıflara karşı acımasızca davranan zalimlerdir. Ya da Allah'a ve kıyamete inancı olmayan, emrine uyulan yetki sahipleridir. Hayret! Nasıl hayrete düşmeyeyim ki, İslam toprakları sahtekâr ve zalim zekât toplayıcılarının ve mü'minlere karşı şefkatsiz ve insafsız olan hain hükümdarların otoritesi altındadır. Münakaşa ettiğimiz hususta, bizimle sizlerin arasında hüküm verecek olan, yalnız Allah'tır. İhtilafa düştüğümüz konularda da bizleri yargılayacak olan O'dur.
Allah'ım, sen biliyorsun ki bizim tarafımızdan gerçekleşen (kıyam), saltanat için yarış ve değersiz dünya mallarından bir şeye ulaşmak için değildir. Senin dininin nişanelerini (öğretilerini) göstermek, beldelerinde işleri düzeltip rayına oturtmak, mazlum kullarına emniyet ve güvence kazandırmak ve İslam'ın farzlarına, Resulullah'ın sünnet ve hükümlerine amel olunması içindir. Sizler de bize yardım etmeyip hakkımızda insaflı olmazsanız, zalimler sizlere egemen olur ve Peygamber'inizin nurunu söndürmeye çalışırlar.
Allah bize yeterlidir. O'na tevekkül etmişiz, O'na yönelmişiz ve dönüşümüz de O'nadır.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Çarşamba, Nisan 25, 2007
En İyi İşletme Yönetimi Kitapları
melih arat'tan
Yönetimi genel olarak ele alan en iyi 3 kitap
Peter Drucker’ın 21.Yüzyıl İçin Yönetim Tartışmaları (Epsilon Yayınları)
Gareth Morgan’ın Metafor’u (MESS Kitapları)
Collins ve Porras’ın Kalıcı Olmak
Pazarlama konusunda;
Kotler’in Kotler Pazarlama Üstüne’si (Sistem Yayıncılık)
Pringl ve Thomson’ın birlike kaleme aldıkları Marka Ruhu (Scala Yayıncılık)
Pine ve Gilmore’un kaleme aldıkları İş Hayatı Bir Tiyatro
İnternet’te pazarlama konusunda birçok kitap var;
Tom Murphy’nin Web Kuralları (Mediacat Yayınları) en toparlayıcı eserlerden biri
İzinli Pazarlama (Rota Yayınları) ve Seth Godin’in tüm kitapları
Seybold’un Müşteri.Com (Epsilon Yayınları)
Strateji konusundaki en iyi kitaplar;
Hamel ve Prahalad’in Geleceği Kazanmak (Inkilap)
Brandenburger ve Nalebuff’ın Ortaklaşa Rekabet’i (Scala Yayıncılık)
Değişim Yönetimi konusunda;
Slater’ın Büyük Maviyi Kurtarırken (Literatür Yayınları)
Tichy ile Sherman’ın Şirketinizin Kaderini Değiştirin
Hammer ve Champy’nin Değişim Mühendisliği (değişim yönetimi alanının baş yapıtı)
Teknoloji Yönetimi konusunda;
Alan Barker’ın Yenilikçiliğin Simyası (MESS Kitapları)
Şimşek ve Akın’ın Teknoloji Yönetimi kitapları
Toplam Kalite Yönetimi konusundaki en iyi kaynaklar;
TKY’ye giriş İbrahim Kavkakoğlu’nun
Deming’in Krizden Çıkış’ı (işin felsefesinin anlamak için)
Taptık’ın Kalite Savaş Araçları (kalite teknikleri için)
İnsan Kaynakları konusunda;
Hayat Yayınları’ndan çıkan bir seçki var
İK konusunda en iyi başlangıç noktası üniversite ders kitapları.
Öğrenen Organizasyonlar konusunda;
Senge’nin Beşinci Disiplin’i (Yapı Kredi Yayınları)(başyapıt) (iyi olmayan bir çeviri)
Salim Çam ve Selim Yazıcı’nın Öğrenen Organizasyonları da (Papatya ve Alfa Yayıncılık)
Liderlik konusunda;
Değişimin Liderleri (Mavi Kitaplar)
Drucker Vakfı tarafından derlenen Geleceğin Lideri (Form Yayınları)
İş dünyasında yaratıcılıkla ilgili;
Guy Kawasaki’nin Devrimciler İçin Kuralları (MediaCat)
Debono’nun RekabetÜstü’sü (İnkilap)
Burak Özdemir’in 2102’den Haberleri (Remzi Kitabevi) (iş dünyası kitabı değildir)
Kişisel gelişim alanında Türkiye’de özgün bulduğum;
Mümin Sekman’ın Kişisel Ataleti Yenmek (Alfa Yayınları)
Muhammed Bozdağ’ın Ruhsal Zekası (Nesil Kitapları).
Melih Arat “7. Vites-Kişisel Gelişim Yolunda Vitesinizi 7’ye takın” Nesil Yayınları