-

pazar günlerinin telaşını sen aldın karnımdan
buz gibi odalarım senin hasretinle ısındı
belki sabah görürüm fikriyle keyiflendim
güldüm güleç oldum söyledim muhabbet kurdum
teşne leblerimde meme bulmuş bebek sevinci
sen oldun zalım obamızın soylu şamanı
anneme aldığım hediyeler güzelleşti birden
dedem korkud’un buğulu sesi musa’nın denizi
yalnız bir dolmuş seferinin motor gürültüsü
seninle güzel vallahi cudi dağının inanmışı
şu elini ver hele bak işte bu karadeniz bizim
ötenin stepleri akdenizin mavisi göğün kızılı
sevişmek bizim obamızı dergah etti aygız
dergahımızı şehir şehrimizi devletüsaşk
beraber oturur belki nuhundramını yazarız
fakruzaruretin birikmiş faturalarını öder
dağlara gideriz sonra uzun ateşler yakmaya
uçar mıyız bilmem ben bilmem allah bilir
ama kelepçeler yapalım ona söz ver onu sev
bileklerimiz dinlensin demirin namertliğinden
-
-
bakıyorsun kuşlar
hazır
sokak lambaları yanık unutulmuş
bir kadıköy vapuru hınca hınç insan
çok geçmeyecek
martılar beyhude turlar atacak
kıyılar lağım konserve kutuları
mısır koçanları
sevgi aranabilir yine
korkusuzca say koskoca kederlerini
bir kuyu bulunabilir
aklımdan çıkmıyorsun
sen hala dizüstü
bunca anıyı besleyerek
sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle
mektupları öpebilirsin kırmızı dudaklarınla
görür gibi olarak açıp baktığımı
bense şöyle diyorum:
buradan bir acı kanamış boyuna
kuşlar hazır
öncü havalanmak üzre
şehri gelen bir mevsime bırakıyorlar
o vapur hala hınca hınç
kimbilir herbiri hangi dünyaya sağır
çok geçmez aradan
kadınlar kapı önlerinde
ellerinde meşalelerle
aydınlatırlar gelip geçen erkek suratları
yorgun bir sarıyla ben de
geçeceğim önlerinden
aklımdan çıkmıyorsun dedim
başka türlüsünü yorgunum anlatmaya
telefonlar yan hücrede çalışıyor
bense kurşunî bir dere
ağaçlar hayvanlar bile kaygılı
onu bir mersedesten indirdi kalçasına kadar açılarak
yapayaşlı bir rum kadın
herşeyde yanıp sönen bir kıyamet algısı
haydi koşayım diyorum belki dağılır
koşuyorum
sancağımda kendi rüzgarımla ölgün kıpırtılar
hayır daha sevgili daha sevimli değil
ne başka bir gün ne başka bir zaman
çok geçmeyecek aradan
şöyle diyeceğim:
bulutlar açmadı
mavi gök orda mı?
CZ
-
-
Today,
at least 35,615 of our brother and sisters died
from the worst possible death,
starvation.
Somewhere around 85% of these starvation deaths
occur
in children 5 years of age or younger.
Why
are we letting
at least 30,273 of the most beautiful children
die the worst possible death
everyday
?
-